Kış gelince biz anne babaların telaşı da başlıyor. Okuldan eve gelen çocukta hafif bir burun akıntısı, gece başlayan öksürük derken evin gündemi bir anda değişiyor. “Yine mi hasta olacak?” diye düşünmeye başlıyoruz. Aslında çocukların özellikle okul döneminde sık sık nezle ve benzeri enfeksiyonlarla karşılaşması şaşırtıcı değil. Önemli olan onları her mikroptan uzak tutmaya çalışmak değil, vücutlarının savunma sistemini desteklemek. Bunun için ilk yapmamız gereken şey ise sanıldığı kadar zor değil. İyi bir uyku, bağışıklığın en büyük destekçilerinden biri. Çocuğun yaşına uygun saatlerde uyuması, mümkün olduğunca düzenli bir uyku düzeninin olması çok önemli. “Bir bölüm daha izleyeyim” diye uzayan akşamların yerini zamanında yatılan geceler almalı. Sofrada çeşitlilik şart. Her gün aynı yemekleri yedirmek yerine sebze, meyve, yumurta, yoğurt, balık, et, tavuk ve kuru baklagiller gibi farklı besinleri dönüşümlü olarak sofraya koymak gerekiyor. Çocuk sebzeyi sevmiyorsa da hemen pes etmemeli; bazen bir yiyeceği kabul etmesi için defalarca karşısına çıkması gerekebiliyor. Su içmeyi de unutmamak lazım. Özellikle okulda oyun oynayan çocuklar susadıklarını fark etmeyebiliyor. Bir başka önemli konu da hareket ve temiz hava. Hava soğudu diye çocukları sürekli evde tutmak yerine, uygun günlerde dışarı çıkarmak, yürümek, oyun oynamak ve hareket etmek hem bedenleri hem de ruhları için iyi geliyor. Vitamin ve takviyelere gelince… Kış geldi diye çocuğun önüne bir avuç vitamin koymak gerekmiyor. Eksiklik veya özel bir ihtiyaç varsa doktorun önerisiyle hareket etmek en doğrusu. Dengeli beslenen sağlıklı bir çocuk için temel hedef, önce gerçek gıdalarla iyi bir beslenme düzeni oluşturmak olmalı. Bir de hepimizin bildiği ama bazen unuttuğu küçük kurallar var: Eve gelince elleri yıkamak, kişisel eşyaları paylaşmamak, öksürürken ağzını kapatmak ve kapalı ortamları düzenli havalandırmak… Ve en önemlisi, çocuğumuz her hastalandığında hemen “Bağışıklığı çok zayıf” dememek. Çünkü özellikle okul çağında çocukların yıl içerisinde birkaç kez enfeksiyon geçirmesi oldukça sık görülüyor. Burada önemli olan hastalığın ne kadar sürdüğü, ne kadar ağır seyrettiği ve çocuğun genel durumunun nasıl olduğu. Kısacası kışın çocukların bağışıklığı için sihirli bir reçete aramaya gerek yok. İyi uyku, dengeli sofra, bol hareket, temiz hava ve biraz da sabır… Bazen çocuklarımızın ihtiyacı olan en güzel “bağışıklık desteği” aslında tam da bunlar. Bir de anne sözü tabii: “Montunu giy, hava soğuk!” O da kışın değişmeyen klasiği :)